29 Mart 2010 Pazartesi

20. Buluşma, 4D koordinatlar

İki hafta önce playbox oldukça gürültülüydü, o yüzden geçen hafta Second Cup'a gittik. Bu hafta tekrar bir playbox'a uğrayalım, haftaya nerede olacağımızla ilgili değişik fikirler var.

Yirminci (!) buluşmamız 31 Mart Çarşamba saat 19:00'da, yine Playbox'ta, Kordon'da. Yer tarifi isterseniz Playbox'u arayabilirsiniz, 464 62 89.

Tabii beni de arayabilirsiniz: 0 505 334 29 44 (Görkem)

Harita da şöyle:

22 Mart 2010 Pazartesi

19. Buluşma konumu

Oyun Mutfağı'nın 24 Mart'10 tarihli 19. buluşması Kordon'daki Second Cup'ta saat 19:00'da olacak. Her zaman olduğu gibi sonraki buluşmalar için yeni yer tekliflerine açığız.

Second Cup Alsancak iskelesiyle Gündoğdu arasında, kordonda. Eğer Sunset'i biliyorsanız, onun önünden Alsanak iskelesine doğru yürürken hemen sağda göreceksiniz.

Harita:


Second Cup'un açık adresi ve telefonu:
Atatürk Caddesi No:250/A, Alsancak - İzmir
Telefon: 463 30 40

Daha fazla bilgi için, ya da yeri bulamazsanız beni de arayabilirsiniz:
0 505 334 29 44 (Görkem)

15 Mart 2010 Pazartesi

18. Buluşma nerede olacak?

Oyun Mutfağı'nın 17 Mart'10 tarihli 18. buluşması Kordon'daki Second Cup'ta saat 19:00'da olacak. Her zaman olduğu gibi sonraki buluşmalar için yeni yer tekliflerine açığız.

Second Cup Alsancak iskelesiyle Gündoğdu arasında, kordonda. Eğer Sunset'i biliyorsanız, onun önünden Alsanak iskelesine doğru yürürken hemen sağda göreceksiniz.

Harita:


Second Cup'un açık adresi ve telefonu:
Atatürk Caddesi No:250/A, Alsancak - İzmir
Telefon: 463 30 40

Daha fazla bilgi için, ya da yeri bulamazsanız beni de arayabilirsiniz:
0 505 334 29 44 (Görkem)

9 Mart 2010 Salı

17. Buluşma

Yer Alsancak PlayBox, "İNSEKTARYUM" isimli oyunumuza devam edeceğiz. 15 ve 16. haftalar gelememiş olan arkadaşlar üzülmesinler, toplantının başlangıcında oyunun geniş özetiyle giriş yapılacaktır.

Neden blogda oyunu yazmıyosun diye soracak olursanız, bitmeden yazmak istemedim.

1 Mart 2010 Pazartesi

16. Buluşma

15. Buluşmanın notlarını yazmadığım için bana sitem edenler mutlaka vardır. (Bkz. Görkem PAÇACI) ancak 15. toplantımızda yaptığımız oyunumuz henüz tamamlanmadığı için bişey yazmadım, 16. buluşmamaızda yarım kalan oyunumuzu tamamlayacağız.

Geçen hafta katılamadığı için üzgün olan arkadaşlar sakın üzülmesinler, çünkü Oyun Mutfağı ekibi olarak 15. hafta yarattığımız dünyayı, 40 dakikalık kısa bir anlatımla bu hafta özetlemeyi düşünüyorum ve toplantımıza bu kısa özetten sonra başlayacağız.

Oyun mutfağında 14 hafta boyunca, genelde platform tarzı oyunlar düşündük ve hep o yönde ilerledik, ama 15. hafta sağlam bir RTS yapmaya karar verdik ve bu güne kadar yapılmamış çok değişik bir RTS'nin temellerini attık. Detaylar kısmetse 16. buluşmada oyun bittikten sonra FaceBook ve Blok sayfalarımızda yerini alacak. RTS konusunda deneyimli arkadaşların bu hafta katılımlarını özellikle rica ediyorum.

Buluşma yerimiz, Alsancak'ta PlayBox olacak. En rahat ettiğimiz ve dilediğimiz gibi gürültü yapabildiğimz tek mekan olduğu için yine PlayBox'u tercih etmiş bulunmaktayım.

Çarşamba günü görüşmek ümidi ile....

Ertan DURAN; 0555 598 66 66

21 Şubat 2010 Pazar

15. Buluşma

Arkadaşlar, Görkem arkadaşımızın yurt dışında olması hasebiyle birkaç buluşmanın organizasyonunu bana devretmiş bulunmaktadır.
14 haftadır süregelen geleneği aynen devam ettirip, çarşamba günü saat 19:00'da buluşacağız. Görkem'in belirttiği üzere benimle birlikte geçecek olan buluşmalar Cafe ortamından Bar ortamına taşınmayacaktır. Bildiğimiz ve rahat olduğumuz bir mekanda 15. buluşmamaızı yapmayı uygun gördüğümden, Çarşamba günü saat 19:00'da Alsancakta PlayBox'da buluşmayı organize edicem.

Yeri bilmeyen arkadaşlar Görkemin eski mesajlarından haritaya ulaşabilirler.
Telefonla bana ulaşmak isterseniz ; 0555 5986666 numaram. Çarşamba günü görüşmek dileği ile.

17 Şubat 2010 Çarşamba

14. Buluşma özeti

Bu hafta ortalama sayımızı tekrar tutturduk. Öğrenci popülasyonunun şehirden uzaklaşması, sömestr süresince bizi de vurmuştu. Bu da demek oluyor ki Oyun Mutfağı'nda daha başka ilgi gruplarından daha farklı insanlara ihtiyacımız var.

Oylamaya giren fikirler şunlar oldu:

1. Pamuk Prenses öyküsü etrafında şekillenen korku temalı oyun
2. Küçük Emrah'ın hikayelerini oynadığımız bir oyun (kaşlarını bükerek düşmanını afallatıp ağlayarak saldırıyor)
3. Marduk'un saldırısında hayatta kalma oyunu
4. Masallardaki 'beyaz atlı prens'in maceralarının oyunu
5. Azap (seçilen fikir bu oldu)


Oyun Mutfağı 2010 02 17


Oyun tasarımı
Kendini bir labirent içinde kendini bulan bir karakteri oynuyoruz. Oyunun başında ona, öldüğü ama ruhunu bulması gerektiği söyleniyor. Labirent içindeki 7 farklı bulmacayı çözdükten sonra, ruhuna ulaşıyor. (Ruhuyla dövüşmesi konusunda Serkan çok ısrar etti, sanırım onu yorumlar yoluyla açıklayacak:])

Oyunda bulunacak 7 puzzle, aynı zamanda karakterin geçmişte başına gelmiş olaylara bağlı ve bu bulmacalara nasıl tepki vereceği, karakterin sonunda ulaşacağı ruhunun niteliğini belirliyor. (Kötü hareketlerde bulunursa kötü bir ruh, iyi hareketlerde bulunursa iyi bir ruh oluşuyor sonunda)

PUZZLE 1
Labirentin bir bölümünde, yıkık ve eski bir yemek odasıyla karşılaşıyoruz. Odada yapmamız gereken, etraftaki eşyalardan kadeh, mum, ve bir fotoğrafı masanın üzerine koyup, sandalyeleri de masanın iki yanına karşılıklı olarak koymak. Odanın içindeki yıkıntılar ve onca eşya içinden ipuçlarını değerlendirerek bunu keşfetmemiz gerekiyor. Odanın bir köşesinde de, kendini asmış bir kızın bedeni bulunuyor. Kızı sandalyelerden birine oturtup, kendimiz de diğer sandalyeye oturduğumuz zaman, sinematik devreye giriyor ve bizi olayın olduğu güne götürüyor.

Odada cesediyle karşılaştığımız kız aslında karakterimizin intihar eden sevgilisi. O gün, karakterimiz kızın onu aldattığını acı bir şekilde keşfediyor ve bunu ıspatlayan fotoğrafları gösterdikten sonra onu lanetleyerek terkediyor. Kız da kısa bir süre sonra kendini asarak öldürüyor.

Bu sahneyi izledikten sonra, oyun bize kızın ruhunun ne olacağını soruyor. Cennete mi, Cehenneme mi gitmeli, yoksa Araf'ta sonsuza dek beklemeye mi mahkum olmalı? Seçim bize ait.

PUZZLE 2
İkinci bulmacada, labirentin bir koridorunda babamızla olan anılarımızı görüyoruz. Bunlardan bazıları birbirimize gönderdiğimiz mektuplar, bazıları da birlikte anılarımızın vidyoları. Hepsinin ortak noktası, babamızın her zaman bize öfkeyle kötü davranmış olduğu. Hayat boyu babamız tarafından bir ezme, hor görmeyle karşı karşıya kalmışız. Çocukluğumuzda bile iyi davranışlarımız ödüllendirilmek bir yana, cezayla sonuçlanmış. Anılarımızdan biri de defalarca oynadığımız satranç oyunlarında babamıza hep yenilmemizi gösteriyor.

Koridorun duvarlarında bu anıları görürken aynı zamanda kahramanımızın o günleri hatırladıkça ağladığına dair sesler duyuyoruz, kahramanın yüzünü hiçbir zaman görmüyor, hep arkasından bakıyoruz ama hem ağlama sesleri hem de kolunu yüzüne götürerek gözlerini silmesi bize ağladığını gösteriyor. Koridorun diğer ucunda da, ölüm yatağında babamızı görüyoruz. Yatağın yanında bir satranç masası ve bir tabure bulunuyor. Tabureye oturduğumuzda, babamızla geçmişteki anıları değerlendirdiğimiz bir diyaloğa başlamış oluyoruz. Diyalogdaki çeşitli seçeneklerle babamızı bize tüm yaptıkları için suçlayabilir ve üzerine gidebilir, ya da dostça ve şevkatle davranabiliriz. Eğer agresif davranırsak, aynı zamanda oynadığımız satranç oyununda da saldırı hamlesi yapıyoruz (satranç oyunu önceden belirlenmiş, diyaloğa paralel bir senaryoya göre işliyor), eğer alttan alırsak, babamızın bizi satrançta yenmesine müsaade etmiş oluyoruz.

Diyaloğun sonunda ya babamızı herşey için suçluyor ve satranç oyununda galip geliyoruz, ya da olanları bir kenara bırakıp oyunu onun yenmesini ve iyi hissetmesini sağlıyoruz. Seçim bize kalmış.

Oyundaki toplam 7 puzzle'ın her biri, hayatımızdaki olaylara bağlı ve bize onları değiştirme(/belirleme) seçeneği sunuyor. Sonuçta kazanacağımız ruhumuz da, bu olaylara nasıl tepkiler verdiğimize göre şekilleniyor.

Puzzle'lara devam edilip aralarındaki bağlantılar pekiştirilebilir. Belki başka bir buluşmada bu fikre devam edebiliriz. Dahası, kullanıcının etkileşiminin nasıl gerçekleşeceği, ve oyunun sonunun nasıl şekilleneceği konusunda eksiklikler mevcut.